17 Ekim 2008 Cuma

YAŞASIN KRAL!!!


Bakalım nasıl bir giriş olacak endişesi yaşadığım şu dakikaları, aslında endişe etmemekten kaynaklanan ve iki yüzlü iç seslerin oyuncağı olmayı göze alabilecek kadar sığ düşünerek geçiriyorum. İddialar, kendini ispat etme çabası, ezikliğini gösterebilmek için egolarını gözlerimize sokmak zorunda kalmaların komedisiyle birleşince ortaya günümüz insanı çıkıyor sanırım. Kendini ifade etmek, neden bilmiş gözükme çabası haline gelmeli ki? Bu kadar mı sınırları net insanların? Senelerdir kurtulamadığım soruların içerikleri değişiyor gibi de gelmiyor artık. Sadece kelimeler daha süslü oluyor sanki. Sonuçta aranılan, amaçlanan, beklenen, umulan duygu ya da yaşanmışlıklar yerine, gerçeklikten kaçma çabasının gırtlağımıza kadar gerçeklerle boğdugu boktan bir süreç geçiyor. İçerlerde bir yerler de olan savaşlar ve kişisel saldırılardan korunmaya çalışmak yerine , belki de en iyi savunma saldırmaktır bakış açısıyla gözleri kapatmak ve küfür etmek lazım durmadan. Nasılsa edilen küfürleri kimse üzerine alınmayacak. Aslında kendimi çok şanslı hissediyorum. Tarihin hiç bir döneminde, bu kadar çok prens ve prenses yaşamamıştır sanırım.Özelim bu kadar asil, kendini bilen, zeki, yetenekli ve mavi kanlı insanla aynı havayı soludugum için. Gerçekten kendi kendime ben artık kolay kolay şaşırmam dediğim zamanların geneli, şaşkınlıktan ağzım açık geçen zamanların demosu gibi aslında. Kişilerin kendilerine deger vermesini çok seviyorum, ama oturmamış kişiliklerinin ve yalanların üzerine kurdukları aptal hayatlarında kendilerini prens ya da prenses sanmalarını ve hatta benden de onlara gereken saygıyı göstermemi beklemeleri, şaşkınlıklar denizin de beni saga sola savuran devasa bir dalga aslında.Ama şaşkınlığım çok uzun sürmüyor allahtan. Kendime gelir gelmez söylediğim şey ise:

YAŞASIN KRAL!!!

0 yorum: