bakılası

22 Aralık 2008 Pazartesi

Süslü


Hiç sıkamıyorum. Deniyorum cidden. Bekliyorum, çabalıyorum, düşünüyorum. Ama yok kardeşim! Olayların içimden geçip gitmesine, giderken de benim onlara sadece öylesine baktığımı fark etmemelerine engel olamıyorum.Yani canımı sıkasım geliyor demek istedim ama süslü kelimeler içinde kendini arama kaygısından uzaklaştırmak istemedim.Aslında düşünceli görüntülerin altında ne çıkarlar yatıyor diye düşünmek paranoyakça bir yaklaşım değil sanırım.Eğer yanılıyorsam da fark etmiyor.Eğlenceli... Bir bok anlatmamışım aslında.Zaman geçtikçe insanların olaylara karşı tepkileri değişiyor.Olgunlaşma adı verilen arkadaşla, komedyen sebzeler olmamızı sağlamadığı sürece sorunum yok sanırım.Yani oyunların, rollerin ve oyuncuların bu kadar sık değiştiği hayatta her kafanın ayrı yeri var tabi. Gelene yok hayır canım gelemezsin demek saçma olur. Ama zaten gelmesini istediğin zaman da ona belirtirsin açıkça.Oyunların içinde oyun saçmalığı bulaşmasın, etraf kaka kokmasın diye.Sonuç yok ortada.Sebepler değişken.Bizler akışkan.Olması gerekenden ziyade geçen zamanı boş geçirmemek lazım kuzucum.......

16 Aralık 2008 Salı

Canım Benim...


Oturduk şimdi birkaç arkadaşla.Konuşuyoruz ne konuştuğumuzu çok anlamadan.Zaten konuşmuş olmak için kodlanmış durumdayız genel olarak.İçerik sıçık.Gereksiz konuşan o kadar çok insan var ki aslında aman aman.Kafa davul zaten.Derken size bir orospudan söz etmek istediğime karar verdim.Kişiye özel değil bu .Genel orospuluk zihniyetinin hayatımızın üzerinde yarattığı enteresan grafik.Yani bu orospucuğun dikkat çekmek için ekstra bir çabası yok mesela.Çünkü üzerine yapışmış motorize etiketi sayesinde tüm penisler kendisine çevrilmiş durumda sanırım.(Bağırmadan konuşabilen birilerine ihtiyacım var.)Yani annenize ulaşmak istiyorum ne kadar güzel bir cümle bir yandan.Neyse sonuçta herkesin etrafında orospu ve orospucuklar vardır.Neden benim orospucuğum dikkat çeksin.Sucuk sever olması çok farklı bir özellik olmasa gerek.Sonuçta çok insan var sucuk seven ve bunların hepsi orospu değil.İşin güzel tarafı her orospu dediğim de içimdeki pozitif değişim.Kuş misali havalanır gibi oluyorum.Ama yok nerde? Ayakların yere basması lazım, akıllı ol ve insanların seni olduğun gibi kabul edemeyeceğini sindirip bir güzel kakanı yap. Canım benim…

10 Aralık 2008 Çarşamba

ukala...


İki dakika düşünmek istedim,
düşünmek istediğimi düşündürmek istemeden.
sınırların içinde ki sınırlara koşmak istemeden.
aslında oyunların en eski oyuncusu olma gururuyla.
hepsi gibi bende düşündüm.
istediğim tarafından istenmeyi.
ben benim benden alabileceğiminin içindeki seni düşündüm.
düşündüm ki sende seni düşündüğümü düşünebilecek kadar düşüneceli ol.
ek, biç, topla, ye........
annen
yaşamak nasıl dı diye bana sordular...
cevap vermeden önce ufak bir anket yapmak istedim.
bakın arkadaşım bu kadar boktan bir hayatı yaşıyoruz.
bu hayatın içinde..
a:mutlumusun
b:tatmin oluyormusun.
c.annen var mı?
bu soruların hepsine yanıtın evetse?
o zaman lütfen yanağını uzat.
ufak bir buse ve sen bir araya gelmeyi hak ettiniz.

9 Aralık 2008 Salı

Derdin Ne?


Az gittik uz gittik gittik.
Gidemedik aslında gider gibi yaptık.
Artist olmak marifet sanki.
Yok ama bizim suçumuz.
Zaten bir suçlu yok.
Ne kadar götsen o kadar iyisin.
Gerçi iyi diye bir şey de yok.
İsteklerin karşılıgında gösterilen şaşırtmaz tepkilerden başka.
Kaçmak istersin kaçamazsın.
Başın agrır az su içiyorsun diye.
Ağrı kesici almak istemezsin.
Kötü anılar gibidir diye.
Ne emmeye gelirsin, ne gömmeye.
En iyisi çok düşünmeden takılmak dersin.
Onu da yapamazsın aptal genellemelere dahil olmamak için.
Bir çıkış aramaktan vazgeçer gibi yaparsın.
Hep başladıgın gibisin ya.
Aslında denge de beklemez senden kimse.
Kimsenin zaten seninle alakası yok.
E o zaman derdin ne be sikik.

8 Aralık 2008 Pazartesi

Bitirilmemesi önemle rica olunur!!!


Kısa sürede tüketilen şeyleri sıralamaya kalksam uzun saatler yazmam gerekir sanırım.Ama uzun saatler yazmak gibi bir niyetim yok.Niyetim yok aslında.Sorun bu belki de? Niyet çok yanlı bir söylem gibi durdu.Genele bulaşmış hastalık 'amaçsızlık' aslında söylemek istediğim.Aslında bu amaçsızlığı kabullenme ve algılama da hepimizin sorunları var gibi.Gerizekalı.Yani sürekli düşünüyor gibi yapıp, aslında sadece kendimizle ilgili hayallerin içinde boguluyoruz daha çok.Aptal.Zaten ne kadar çok düşünürse insan eylemden bir o kadar uzak kalıyor.Ukala.Yani hep bir mücadele içinde sanmak yerine gerçek mücadelenin ne olduğunu algılamaya çalışmak lazım belki de.Ama hem yaşam şartları, hemde insanların iletişimsel farklılıkları zamanımızı çok çalıyor.Şımarık.Tüm kişisel iletişim şekillerini gözden geçirdiğimiz zaman, hepsinde eksikliklerin ve tatminsizliklerin ne kadar ön planda oldugunu görmemek mümkün değil. Zaman hayallerini kovalayacak kadar riski görmezden gelen insanların zamanı.Gerçi kurulan hayallerin ne kadar akla yatkın oldugunu da hiç kimse bilemez.Dangalak.Hep başladıgımız yerdeyiz sanki.Şekiller değişiyor.Zaman değişiyor.Bakış açıları ve tavırlar da çok az değişiklik var.Kişiler de değişiyor sürekli.Ama bizlerin o kişiler için uygun gördüğümüz roller de çok ciddi değişmeler yok tabi.Ve istediğimiz rolleri oynamayacak kadar kendine odaklanmış insanlara da kızabilecek kadar yerimizi bilmiyoruz.Piç.Ulaşmak istediğimiz şeylere, elimizi uzatıp çok emek harcamadan kavuşmanın şımarıklıgını bedellerini ödeyerek yaşıyoruz bu kısa hayatı aslında.Bunları düşünüp, gözden geçirdiğimiz zaman kendi aklımızca bazı sonuçlara ulaşabiliyoruz ama uygulama kısmına geldiğimiz zaman hepimizin eli ayagı dolanıyor.Şerefsiz.Bir çok kalıbın içinde yoğrularak geçirilen senelerden sonra çıkan kişiliklerin tamamen bize ait olması zaten beklenemez.Şekillendirme sürecinde ki tercihlerimizin doğru veya yanlış olması bizi seri katil olmaktan alıkoyuyor olabilir.Gerçi hep bir görece içinde kayboluyoruz.Tek bir fikir olmasından ziyade, düşünebildiğine inanan bir çok kişinin yarattığı fikircikler yumağı içindeki dandik kuklalara benziyoruz hepten.Orospu Çocugu.

7 Aralık 2008 Pazar

Bazı...



Bazı durumlar da...

Yapacak bir şey yoktur.

Yapacak çok şey vardır.

Kaçacak yer yoktur.

Her yere kaçabilirsin.

Sevecek kalp yoktur.

Evreni kucaklayacak kadar büyüktür kalbin.

Aglayacak göz yaşın yoktur.

Okyanuslar taşar göz yaşların yüzünden.

Küfür edecek insan yoktur.

Herkesin anne ve karısı hakkında ahkam kesersin.

İçecek alkol yoktur.

Klozeti sevgilin sanacak kadar sarhoşsundur.

Dinleyecek bir şey bulamazsın.

Her tını ruhunu besler.

Yemek istemez agzın ve miden en lezzetli şeyleri bile.

Yogurtlu makarna ile arana giremez kimse.

Tüm dünya karanlıktır.

Kıçın da gökkuşagı renkleriyle gülümsersin hayata.

Tüm kadınlar haremininin birer mücevheridir..

En yakın arkadaşın sağ elindir.

Bazı durumlar sakattır, anlatılmaz, düşünülmez, yazılmaz.

2 Aralık 2008 Salı

Sıkmaz!!!


Serj Tankian bir röportajın da ' biz dağılmadık, sadece solo projelerimize ağırlık verdik ve istediğimiz zaman System of a Down olarak müzik yaparız'demişti.İşte size diger System of a Down üyeleri Daron Malakian ve John Dolmayan tarafından kurulmuş Scars on Brodway'den bahsetmek istiyoruz.2005 senesinde temelleri atılan grubun ilk meyvesi olan 'Scars on Brodway' temmuz ayında müzik marketlerdeki yerini aldı.Grupla aynı adı taşıyan albüm Amerika rock listelerinde 15, İngiltere rock listelerinde ise 4 numaraya kadar yükselme başarısını gösterdi.System of a Down'dan kulaklarımızın alışık oldugu tanıdık melodiler, Scars on Brodway 'i de dinlerken, ahanda ne kadar tanıdık , ya ben bunu nerede duymuştum? Hissine kapılmamıza neden oluyor.Malakian'ın System of a Down'da geliştirdiği vokallerinin, albümün genelindeki etkisini de göz ardı etmemek lazım.Albümün geneli akıcı ve spot sözleri, tanıdık melodileri ve güçlü soundu ile 2008 in en önemli albümlerinden birisi olmaya aday.Özellikte tavsiye edebileceğimiz parça yerine, direk albümün tamamını tavsiye etmek yanlış olmayacaktır.Ama albümü dinlerken 'Serious','Funny', 'The Say' ve 'Enemy' isimli parçaları daha bir dikkatli dinlemekte fayda var.Tabi grup albümün başarısını tesadüf olmadığını ispat edercesine turne ve festival programları çok yogun bir şekilde yoluna devam etmekte.