20 Ocak 2009 Salı

Gölge


Gergin bekleyişler içinde geçen karanlık anlar.
Kapanmışlığın getirdiği vahşilikle kaynaşan replikler.
İstemeden düşündüğünü, düşüdüğüne kendini inandırdığın kuşkular.
İçerken keşke bitmese dediğin yudumlar.
Nefes almanın sıradanlığının tadını çıkardığın saniyeler.
Korkularından korkmayı ihmal etmekten çekinmeyecek kadar şımarık olabilen durumlar.
Aradığını bulmanın yarattığı kendine güvenle ortaya çıkmış saçma gülümseme.
Güzel bir şarkıyı dinlerken, bulunduğun yer ve zamandan yada olduğun şeyden gözlerini kapatarak uzaklaşmak.
Göz yaşlarımızın varlığını bilip ama onları özgür bırakacak cesareti gösteremediğimiz duygular.
Ve birbirini takip eden hayal kırıklıklarını birbirine düğümlediğimiz eksik anılar.
Hiç birisi geride kalmıyor.
Hepsi günün gölgesi olmuş durumda.

Denyosal


Duydukları ya da gördükleri insanının düşüncelerini değiştirme konusunda çok yetkin arkadaşlar.
Kurgulamadan geçen dakikalar, sadece başka şeylere zaman ayırma lüksümüzün olduğu anlar gibi .
Belirsizliklerin şikayet mekanizmalarını tetiklemesinden gurur duyar tavırlarla, belirsizliklerin içine kendini atmaya çalışmak çok denyo bir hareket.
Ama sistem bunun üzerine kurulu.
Denyoluklar yapılır, sonra düzeltilmeye çalışılır.
Yalan ve kandırmacalarla örülü iletişim komedyasına dandik perdeler eklemek için sanki hepsi.
Gerçek olanla, inanmak istenilen arasındaki çizgi bazıları için kalın olabilir.
Ama benim için çok ince.
Bazı şeyleri istemek gerçekten olduğu anlamına gelmiyor.
İnanmak başarmanın yarısı olabilir ama oda hangi yarısı olduğuna bağlı .
Ufak oyunların büyük birleşimi gibi geliyor bazen hayat.
Ama oyunlar ufak, oyuncular ufak...
İster istemez finalin de çok etkileyici olmayacağını düşünüyor insan.
Süslü kelimelerin arkasına saklanıp, ufak hayallerin arasında kaybolmuşluğu kamufle etmeye çalışmak belki de gerçekten üzücüdür.
Belki de gerçekten arada üzülmekte gerekir...

19 Ocak 2009 Pazartesi

Gereksiz düşünceler...


Başlanılan noktada olmak!
Yaşamak, görmek, hissetmek ve sürüklenmek.
Üstüne yine başladığın nokta da olmak.
İnanmak, inanmamak, mantıklı olmak ya da olmamak.
Düşünmek, düşündürmek.
Sonra yine başladığın nokta da olmak.
Saçmalamak, kızmak, küfür etmek(ananı sikiyim).
Kafayı bulmak, sonra yine kaybetmek.
Yine başladığın noktaya geri dönmek.
Umutlanmak, heyecanlanmak, hayal kırıklıkları yaşamak.
Sonra yine başa dönmek.
İşemek, sıçmak , sevişmek.
Gelene selam, gidene güle güle demek.
Kendine geldiğin de yine başladığın yerde olmak.
Salaklaşmak, zekan la insanları şaşırtmak.
Donunda sallamak girmek isteyenleri.
Anlatmak, anlamak, anlaşılmak.
Kaçmak, kaçırmak.
Ağlatmak, korkutmak, sevmek, sikmek, sikilmek.
Sonra yine başladıgın nokta da olmak.
Yaşamak.
Başladığın noktayı iyi seçmek olabilir mi?