
Güneşin yüzünü daha sık göstermeye başladığı şu günlerde,kışın kıçımızda yaşayan tırtıllar,midemize çıkarak kelebek oldular.E tabi bunun etkisiyle kontrolsüz gazlar da çıkmaya başladı,zırt pırt diyerek sağa sola.Burada dikkat edilmesi gereken,o gazların ne yöne doğru çıktığı.Bize önem veren,seven ve iyi olmamızı isteyen insanların yüzüne doğru olursa, biz ayaklı göt olmaya devam ediyoruz demektir.Yok canımızı sıkan,gereksiz repliklerle kakasal sorunlarla uğraşmamızı sağlayan kıymetli bireylere doğru ise çok sorun yok doğru yoldayız demektir.Genel olarak etrafımda herkesin ilgi eksikliği,sevgi açlığı,iletişim kopukluğu gibi sorunlar yüzünden hayata ve kendine bol bol kızdığını ve önüne çıkan her olay,kişi ve duyguyu aynı kefeye koyduğunu görüyorum.Ben de aynı şeyleri bir çok kez kendi adıma yaşadım,yaptım,gördüm sonra sustum oturdum.İnsanlardan bir şey beklemeden önce, onlara düzgün bir şeyler vermek gerekmiyor mu?Herkesin göt olduguna kendimizi inandırdığımız zaman kendimiz de göt olmuyormuyuz?Yaşamaya korktugumuz şey duygular mı? Yoksa o duyguların sonucunda kaybetmekten korktugumuz kendimiz mi?Asıl kim ya da ne olduğumuzu bizi hatırlatan şey o duygular ve düşünceler değil mi? Peki bu durum da biz kendimiz den mi korkuyoruz?Tüm bunları bir arada ele alınca ortaya çıkan sonuç aslında çok net.Bunların hepsi çok salakça.Hayatın çok uzun olmadığı ve çıkan fırsatları düzgün değerlendirmediğimiz sürece, yaşadıklarımızın sadece kendini kandırma ve gereksiz tepkiler oldugunu anlamak için deha olmaya lüzum yok sanırım.Kıç baş oynamasına sert tepkiler verirken bile dansöz gibi kırıttığımız detayını,cebimizden çıkarıp bir kenara koyalım.Biraz da olduğu gibi kabul edip hayatı,kazık girme ihtimalinin bile keyif verici yanları olabileceğini değerlendirelim.En güzel pollyanna,defalarca tecavüzden sonra bile götü kurtardığı için mutlu olanı değil mi?Yoksa artık hepimiz kıçta durmayan yırtık donlar mı olduk?
İyi Kakalar
0 yorum:
Yorum Gönder